 |
Eğlence - Kültür Hakkında Haberler
 |
Galataperform'un Sanat Atölyelerini KaçırmayınYeni yazarlara, yeni yönetmenlere ve yeni sanata açık gösteri mekânı GalataPerform, sezon açılışını yapacağı “Görünürlük Projesi 6”da toplam 5 atölyeyi sanatseverlerin katılımına sunuyor. Eylül ayı boyunca devam ederek 2 Ekim 2010, Cumartesi gün boyu Galata Meydanı ve çevresindeki mekânlarda sonuçları sergilenecek olan “Görünürlük Projesi 6” kapsamındaki tüm atölyelere katılım ücretsiz!
GalataPerform’un İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Görsel Sanatlar Yönetmenliği’nin desteğiyle düzenleyeceği “Görünürlük Projesi 6”da yer alan 4 değişik mekânda gerçekleştirecek atölyeler arasında oyun yazarlığı, maske, performans, kuram ve tiyatro teorisi yer alacak. Farklı disiplinlerden atölye çalışmalarının bir arada bulunduğu programın sonuçları 2 Ekim 2010, Cumartesi günü tüm gün boyunca açılacak atölye etkinlikleri ile bir harita ve program aracılığıyla seyirciyle buluşacak. |
20-08-2010 |
| | | |
|
 |
“Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türkiye Edebiyatı Avrupa’da” adlı geniş kapsamlı kültür projesi House of Arts and Literature Pécs’te gerçekleşecek!2010 Avrupa Kültür Başkentlerinden biri olan, Macaristan’ın Pécs kenti; “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türkiye Edebiyatı Avrupa’da” adlı geniş kapsamlı kültür projesi kapsamında sanatseverlerle buluşan “Human Landscapes” adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor! Proje süresince çeşitli şehirleri ziyaret eden sekiz fotoğrafçının çalışmalarından oluşan serginin Pécs durağındaki açılışı; 11 Ağustos 2010, Çarşamba günü saat 17:00’de House of Arts and Literature Pécs’te gerçekleşecek!
İlk olarak, “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de – Türkiye Edebiyatı Avrupa’da” projesinin son durağı Brüksel’de, kapanış etkinlikleri kapsamında sunulan “Human Landscapes” sergisi; Belçika, Macaristan ve Türkiye’den sekiz fotoğraf sanatçısının proje kapsamında kaydettikleri çalışmalarından oluşuyor.
Değişik duraklarda projeye eşlik ederek gördükleri insan manzaralarını fotoğraflayan sanatçılar, Brüksel’deki Contretype (Wallonie-Bruxelles International işbirliğiyle), Budapeşte’deki Macaristan Fotoğrafevi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ile Fotoğraf ve Video Bölümleri tarafından seçildiler.
Proje kapsamında; Belçikalı fotoğrafçı Francois Goffin, Kütahya, Konya ve Kayseri’yi ziyaret ederken, Philippe Herbet İstanbul’un farklı semtlerini araştırdı. Macar fotoğrafçı Krisztián Bócsi güneyde Antakya, Adana ve Mersin’de çalışmalarını gerçekleştirdi; Gyula Sopronyi ise Antalya, Muğla ve İzmir’e gitti. Projeye Türkiye’den katılan fotoğrafçılar Refik Anadol ve Alican Aktürk Brüksel’de; Efe Mert Kaya ve Maurizio Braggiotti ise 2010 Avrupa Kültür Başkentleri'nden biri olan Pécs’te izlenimlerini kaydettiler.
Belçika, Macaristan ve Türkiye’den sekiz fotoğraf sanatçısının çalışmalarından bir seçki sunan “Human Landscapes” sergisi; Brüksel’in ardından, 2010 Avrupa Kültür Başkentlerinden Pécs’te sanatseverlere sunuluyor. Açılışı 11 Ağustos 2010, Çarşamba günü saat 17:00’de gerçekleşecek olan sergi; 30 Ağustos 2010 tarihine dek House of Arts and Literature Pécs’te fotoğraf meraklılarının ziyaretine açık olacak. Sergi daha sonra İstanbul’da da sanatseverlerle buluşacak.
|
09-08-2010 |
| | | |
 |
Burgazada Sevgilim kitabının 3. baskısı raflarda... Çocukluğunda Burgazada ile tanışan Bercuhi Berberyan’ın kaleme aldığı “Burgazada Sevgilim…” kitabı 3. baskısıyla raflarda. 1950’lerden itibaren tatlı anılarla fotoğrafların da yer aldığı kitapta, İstanbul’da başlayıp dalga dalga adalara kadar yayılan değişimden de bahseden Bercuhi Berberyan, eski günlerdeki hoşgörü ve dostluk ortamını “… adalar önce leylak rengi, sonra da yeşil oldular. Şimdi oralar da grileşiyor,…” sözleriyle yâd ediyor.
Tiyatrocu, ressam ve yazar Bercuhi Berberyan’ın üçüncü kitabı “Burgazada Sevgilim..” kitabı 3. baskısıyla adaları ve tarihi sevenlerle, o zamanları merak edenlerle buluşmaya devam ediyor. Çocukluğunda tanıştığı Burgazada’ya duyduğu aşkı anılarıyla anlattığı “Burgazada Sevgilim...” kitabında Berberyan, adadaki sosyal gündelik hayatı okuyuculara, yüzlerinde tebessümler uyandırarak sunuyor. Rumların, Ermenilerin ve Türklerin birbirleriyle hoşgörü içerisinde yaşadığı, dostluklar kurduğu, birbirlerinin yardımına koştuğu adada, Sinema Paradiso’dan Dr. Selahattin’e birçok kişi ve mekânın, yazarın anılarında canlandığı şekliyle anlatılan kitapta ada iskelesinin eski halinden diğer birçok kahramana kadar farklı farklı fotoğraflar yer alıyor.
“İçimiz Isınsın Biraz”, “Ermenistan’da Bir Türkiyeli” kitaplarından sonra yazarın “adalı Yayınları”ndan çıkan üçüncü kitabı olan “Burgazada Sevgilim...” kitabında ayrıca İstanbul’da başlayan ve Burgazada’da da devam eden hem sosyal hem fiziksel değişim de eleştiriliyor. 1950’li yıllardan günümüze değişimi bahsederken Bercuhi Berberyan İstanbul için şu sözleri kullanıyor: “Sanki İstanbul daha pembeydi o günlerde. Sonraları hafif mora çaldı ve gittikçe de karardı… hadi kara değil de koyu gri diyelim…” İstanbul’dan sonra adalardaki değişimi de betimleyen yazar, benzer bir değişimi şu sözlerle ifade ediyor: “Zaten adalar önce leylak rengi, sonra mor değil de yeşil oldular, çünkü hava ne renk olursa olsun, yeşili bastırması zordur. Ve çok uzun süre yeşil kaldılar. Şimdi oralar da grileşiyor. Nasılsa doğal yeşil de azaldı ya…”
Burgazada’nın sevgi ve güvenle perçinlenen, hoşgörünün en yüksek seviyelerde kol gezdiği sosyal ilişkilerinin de özlemle anıldığı kitapta yazar; “Burgazadalı olan herkes Rumca bilir, Rumca şarkılarla eğlenir, Ayazmalara gider, koliva severdi. Ahmetler Ametaki, Mehmetler Memetaki olmaktan hiç gocunmaz, Türkler Ermeni, Rum ve Yahudi’yi karıştırmaz, ‘gâvur’ sözcüğü adada hiç duyulmazdı,” ve “…Bir kere sınıf farkı yoktu. Zengini, fakiri, balıkçısı, doktoru, sanatçısı, çımacısı… istediğiniz kadar çoğaltın… beraber balığa çıkmak gibi, aynı meyhanede içmek gibi, karşılıklı oyun oynamak gibi, sokaklarda şarkı söylemek gibi… büyük bir içtenlikle aynı keyfi paylaşabilirdi,” satırlarıyla bu durumu okuyucuya aktarıyor. |
04-08-2010 |
| | | |
|
 |